Mazi kalbimde bir yaradır

Oteldeki pencerem doğrudan buz pistine bakıyor. Çoluk çocuk...

Yaşlı, genç patenciler...

Sabahtan akşama...

Bıkıp usanmadan...

Rengarenk giysileriyle sanki bir yağlıboya paleti içinde dönüp duruyorlar.
Viyana'dayım...THY'nin yeniden düzenlenen bürosunun açılışı için geldiğimizi sanıyordum.

Meğer ihtişamlı eski bir saray salonunda...

Necdet Rüştü Efe Tara...

Necip Celal Andel...

Ve Seyyan Hanım'la karşılaşacakmışız.

***

Necdet Rüştü Efe Tara kim?

‘Mazi Kalbimde Bir Yaradır'ın söz yazarı.

Necip Celal Andel kim?

‘Mazi Kalbimde Yaradır'ı 1928'de besteleyen bizim en ünlü tangocularımızdan biri.

Seyyan Hanım kim?

‘Mazi Kalbimde Yaradır'ın ilk yorumunu 1932'de yapan ve taş plağa okuyan o dönemin efsane seslerinden.

‘Ben de gönül çektim eskiden

Yandı hayatım bu sevgiden

Anladım ki bir aşka bedel

Gençliğimmiş elimden giden'

***

THY, bürosunun açılışı nedeniyle düzenlediği geceye, İnce Saz Grubu'nu da çağırmış.

Mozart...

Opera...

Viyana Valsleri...

Habsburg İmparatorluğu'nun parıltılı ihtişamı içinden...

Derin bir sızı olarak akıp giden Şark'ın nameleri...

‘Önünde ben geldim de dize

Yar olmadı bu kimse bize

En nihayet düşüp can verdim

Gözündeki yeşil denize...'

***

Buz patenindeki hareketli resim...

Sanki her cebinde garip bir sürpriz taşıyan şu bizim şaşırtıcı yaşam gibi.

İnce Saz Grubu'nun bana hediye edildiğinden beri terk etmediğim ‘Mazi Kalbimde Bir Yaradır' adlı CD'si...

İstanbul'da bir türlü rastlayamadığım İnce Saz konseri.

Grubun solisti Derya Turan'ın 1930'ları alıp getiren dokunaklı yorumu...

Mahremimden çıkmış da Viyan'daki salonda etrafa faş olmuş gibi:

‘Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden

Bir hazin maceradır onu aldılar elden

Başkasına yár oldu, eller bahtiyár oldu

Gönlüm hep baştan başa viran bir diyár oldu.'

***

Viyana'da beni başka sürprizler de bekliyor.

Kentin simgesi olan Viyana'nın tam göbeğindeki 14. yüzyıldan kalma St. Stephan Katedrali'nin tam karşısındaki ultra modern yapıdan insana parmak ısırtacak bir Türk işletmeci çıkıyor...

DO@CO Hotel de... Artık burada klasik bir marka olan ve vaktiyle kraliyet ailesine pastalar yapan DEMEL de Atilla Doğudan'ın sahipliğini yaptığı işletmeler.

Atilla Doğudan'ın babası, bizim gençliğimizin İstanbul Harbiye'de popüler işletmeleri olan Kervansaray, Club 33 gibi mekanların sahibiymiş... 1970'lerin kan revan ortamından sıkılıp eşinin memleketi Viyana'ya hicret etmiş... Burada Kervansaray Lokantasını açmış...

‘Mazi kalbimde bir yaradır

Bahtım saçlarımdan karadır

Beni zaman zaman ağlatan

İşte bu hazin hatıradır.'

***

Bir başka sürpriz de...

Konser sırasında...

THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin'in, ‘acaba profesyonel bir şarkıcı mı?' sorusunu sorduracak bir başarıyla çok zor bir alaturka parçayı icra etmesi oluyor.

‘Ne göğsünde uyuttu beni

Ne bûseyle avuttu beni

Geçti ardından uzun yıllar

O kadın da unuttu beni.'

***

Viyana, kendi duruşunu hiç bozmayan bir soylu gibi...

Nasıl bıraktıysan öyle buluyorsun.

Kar sanki bizleri bekliyormuş...

Viyana kar altında ve soğuk.

Türkiye'den gelen haberlere bir günlüğüne de olsa hiç kulak asmıyorum.

Seyyan Hanım'ın sesi, Derya Turkan'ın olağanüstü ve dokunaklı yorumuyla karışıyor.

Bugün Pazar ve ben onlara kulak veriyorum:

‘Sarmadımsa da belden, geçmedim bu emelden

Bir hazin maceradır onu aldılar elden

Başkasına yár oldu, eller bahtiyár oldu

Gönlüm hep baştan başa viran bir diyár oldu...'


16.12.2007